Kendini İnkâr Etmek

Tanrı bizlere, kendimizi “Tanrı’ya diri, kutsal ve O’nu hoşnut eden bir kurban olarak” sunmamızı ve ruhsal tapınmamızın bu olduğunu söylemektedir      (Romalılar 12:1). Bizler artık kendimize ait değiliz, bu nedenle de kendi irademiz ya da düşünüşümüz, hareketlerimizi yönlendirmemelidir. Bizler, Rab’be aitiz; bu sebeple O’nun iradesinin ve arzusunun tüm davranışlarımız üzerinde etkin olmasına izin vermeliyiz. Kendi mantığımızı bir kenara koyup O’nun yönlendirişini kabul edelim. Çünkü eğer sadece kendi düşünüşümüzün ışığıyla hareket etmeye çalışırsak, mahvolacağız. Eğer düşünüşümüz Kutsal Ruh’un yönlendirişine bırakılırsa, artık biz yaşamayız ama Mesih bizde yaşar (Galatyalılar 2:20). Düşünüşümüzün boyun eğmesi, Mesih’in öğrencilerinden istemiş olduğu, kendini inkar etmedir. Bir kişinin yaşantısını yönlendiren prensip bu olduğunda, tüm açgözlülük ve bencillik dışarı atılmaya zorlanacaktır.

Pavlus bu öğretiyi, Titus’a yazdığı şu sözlerle toparlamaktadır: “Çünkü Tanrı’nın bütün insanlara kurtuluş sağlayan lütfu ortaya çıkmıştır. Bu lütuf Tanrısızlığı ve dünya arzularını reddedip bu dünyada sağduyulu, doğru ve Tanrı yoluna yaraşır bir yaşam sürebilmemiz için bizi eğitiyor. Bu arada, mübarek ümidimizin gerçekleşmesini, ulu Tanrı ve Kurtarıcımız İsa Mesih’in yücelik içinde gelmesini bekliyoruz” (Titus 2:11-13). Kurtuluşun amacı bir sonraki ayette görülmektedir: “her suçtan kurtarmak, arıtıp kendisine ait ve iyilik etmekte gayretli bir halk yapmak” (Titus 2:14). Pavlus, ilk önce Tanrı’nın lütfundan bahsederek bizlerde sevgiyi teşvik ediyor. Daha sonra, Tanrı’ya hizmet etmemizi önleyen iki engeli ortadan kaldırıyor: – Tanrısızlık ve dünyasal arzular. Pavlus, Hıristiyan yaşantısını üç sıfatla tanımlıyor. Ayık olmak, adil (doğru) olmak, Tanrıya yaraşır yaşamak. Ayık olmak, paklık, özdenetim ve Tanrı’nın bizlere verdiklerini dürüst ve dikkatli bir şekilde kullanmaktır. Doğruluk, diğer insanlarla olan ilşikilerde adil ve dürüst olmak demektir. Tanrısallık ise, bizlerin dünyasal insanlardan farklı kılan ve kutsallıkta bizleri Tanrı’yla birleştiren şeydir.

Dünyasal zenginlikleri değil, Tanrı’nın bereketlemesini arayan kişiler, kendi zekalarına güvenmeyeceklerdir. Zenginlik ya da ün peşinde koşmayacaklar ama Tanrı’nın onların hayatında istediği şeyleri vermesi için dua edeceklerdir. İşte bu, gerçek bir kendini inkar ediştir.

(http://www.hristiyanweb.com)


Yorumlar - Yorum Yaz
Anket
Ücretsiz Kitaplarımızdan En Çok Hangisini Beğendiniz?